OKUMAYA BİRİNCİ BÖLÜMDEN BAŞLAMAK İÇİN BURAYA TIK (:
Demek sevgili katilleri, aşkından gözü dönmüş psikopatın tekiydi. Ve Cheslav'ın karısını istiyordu. Cheslav notu tekrar okudu. Katil para istediğiyle ilgili bir şey yazmamıştı. Anlaşılan Kat'e kafayı takmış bir deliydi. Ve rahat bırakmaya da pek niyeti yoktu.
Cheslav notu dikkate almamayı düşündü. Bu durumda tek kaybı geveze yardımcısı Andy olacaktı. Onun yerine birini bulmak da fazla zor olmazdı. Hatta daha az konuşan birini. Peki ya katili ciddiyse ve Kat'i gerçekten istiyorsa? O zaman Cheslav, polis tanıdıklarını ve adamlarını devreye sokacak ve katilin kellesinin önüne gelmesini sağlayacaktı. Pekâla uygulanabilir bir plandı.
Sheik sorar gözlerle kendisine bakmaya devam ediyordu.
"Korkma Sheik, kafamızı bulandırıp işlerimizi bozmak için hazırlanmış bir saçmalık olduğuna eminim. Ama için rahatlayacaksa notu parmak izi testine gönder. Sonuçları bana da bildirirsin. Andy'nin yerine bulacağın adamın da sabah ofisimde olmasını sağla."
Deri eldivenleri sıyırıp masanın üzerine fırlattı.
"Ve bir dahaki sefere, eğer öldürülen sen değilsen, beni sakın bu saatte uyandırma."
Sheik onaylar biçimde başını salladı.
--------
Cheslav eve döndüğünde, karısı ve kızının salonda olduğunu gördü. Swetlana babasının geri gelmeyeceği konusundaki korkusunu ağlayarak dile getiriyor, Kat de onu sakinleştirmeye çabalıyordu. Cheslav'ın içeri girdiğini görünce ikisi de biraz sakinleşmiş gibiydi. Kat bitkin bir biçimde olduğu yerden kalktı ve hızla yatak odasına girip kapısını kilitledi. Bu "beni çok korkuttun, şimdi bir de kızınla ilgilen bakalım" anlamına geliyordu. Büyük ihtimalle Cheslav'ın kaçırıldığını, öldürüldüğünü ya da o tip bir şeyler olduğunu düşünmüştü. Şimdi sağsalim döndüğünü görünce de haber vermeden gittiği için ona kızmış olmalıydı.
Cheslav Swetlana'yı sakinleştirip uyuttu. Sonra da hafifçe Kat'in kapısını tıklattı. Karısı uyumuş olmalıydı. Ses vermiyordu. Cheslav cebinden cüzdanını, cüzdanından da kredi kartlarından birini çıkardı. Bir hırsız değildi ama evlerdeki ufak kilitleri açmakta da güçlük çekmiyordu. Kartı kilide doğru itti. Clik! Kapı açılmıştı.
Ama Kat görünürlerde yoktu.
Yorumlarınızı bekliyorum. (:
14 Ekim 2010 Perşembe
17 Eylül 2010 Cuma
3. BÖLÜM.
Okumaya 1. bölümden başlamak için buraya TIK!
Cheslav odasında girdiğinde, Sheik gergin bir yüzle onu bekliyordu. Parmak izlerinin toplanması ihtimaline karşılık deri eldivenlerini giymişti ve ruh gibi beyaz görünüyordu.
Cheslav rahat bir şekilde ofisin içine ilerledi ve antilop derisi koltuklardan birine oturdu. Arkadaşı hâlâ ellerini ovuşturuyor ve içinden birkaç küfür geveliyordu.
"Sheik, eğer katilimize saydırman bittiyse, notumu alabilir miyim?"
"Katilimiz mi? Ne kadar çabuk benimsedin öyle! O senin katilin dostum, benimle ilgisi yok."
"Pekala, o halde bana katilim'in notunu ver."
"İşte burda. Ama önce eldivenleri tak dostum. Bu iş tekin değil, kesinlikle değil. Tanrı öldürdüğümüz kadın ve çocuklar için bizi cezalandırıyor."
Cheslav eldivenleri taktı.
"Sen ne zamandır Tanrı'ya inanıyorsun Sheik?"
"Burada bir cinayetten bahsediyoruz ve sen bana ne zamandır inandığımı mı soruyorsun?
Sheik notu uzattı.
Cheslav böyle şeylere alışkındı. Genellikle bu tipler para için tehditler savurur ve onlara kolay gelen birkaç kişiyi öldürürlerdi. Böylece Cheslav'ı korkutacağını sanarak mutlu olurlardı. Ama Cheslav genelde bu tür notları okumadan çöpe atıyordu. Ve hala hayattaydı.
Notu açtı. Bilgisayarda hazırlanmış, parmak izi içermeyen bir kağıt. TimesNewRoman karakterleriyle yazılmış kısacık bir cümle. İmza yok. İsim yok. Cheslav notu okudu:
Kat'i bana vermezsen, çevrendeki herkesi gebertirim.
Cheslav katilin kimden bahsettiğini tahmin etmeye çalıştı. Lisede uzun süre çıktığı bir kızın adı Kat'di, Alman bir televizyon kanalında sunuculuk yapan bir arkadaşının adı Kat'di. Sık bindiği bir uçağın hosteslerinden birinin adı Kat'di... Ama bunların hiçbiri Cheslav'ın umrunda değildi. Şapşal katili, isterse hepsini birden alabilirdi.
Cheslav hafızasını tekrar yokladı.
Karısının adı Kat'di.
Okumaya 1. bölümden başlamak için buraya TIK!
Cheslav odasında girdiğinde, Sheik gergin bir yüzle onu bekliyordu. Parmak izlerinin toplanması ihtimaline karşılık deri eldivenlerini giymişti ve ruh gibi beyaz görünüyordu.
Cheslav rahat bir şekilde ofisin içine ilerledi ve antilop derisi koltuklardan birine oturdu. Arkadaşı hâlâ ellerini ovuşturuyor ve içinden birkaç küfür geveliyordu.
"Sheik, eğer katilimize saydırman bittiyse, notumu alabilir miyim?"
"Katilimiz mi? Ne kadar çabuk benimsedin öyle! O senin katilin dostum, benimle ilgisi yok."
"Pekala, o halde bana katilim'in notunu ver."
"İşte burda. Ama önce eldivenleri tak dostum. Bu iş tekin değil, kesinlikle değil. Tanrı öldürdüğümüz kadın ve çocuklar için bizi cezalandırıyor."
Cheslav eldivenleri taktı.
"Sen ne zamandır Tanrı'ya inanıyorsun Sheik?"
"Burada bir cinayetten bahsediyoruz ve sen bana ne zamandır inandığımı mı soruyorsun?
Sheik notu uzattı.
Cheslav böyle şeylere alışkındı. Genellikle bu tipler para için tehditler savurur ve onlara kolay gelen birkaç kişiyi öldürürlerdi. Böylece Cheslav'ı korkutacağını sanarak mutlu olurlardı. Ama Cheslav genelde bu tür notları okumadan çöpe atıyordu. Ve hala hayattaydı.
Notu açtı. Bilgisayarda hazırlanmış, parmak izi içermeyen bir kağıt. TimesNewRoman karakterleriyle yazılmış kısacık bir cümle. İmza yok. İsim yok. Cheslav notu okudu:
Kat'i bana vermezsen, çevrendeki herkesi gebertirim.
Cheslav katilin kimden bahsettiğini tahmin etmeye çalıştı. Lisede uzun süre çıktığı bir kızın adı Kat'di, Alman bir televizyon kanalında sunuculuk yapan bir arkadaşının adı Kat'di. Sık bindiği bir uçağın hosteslerinden birinin adı Kat'di... Ama bunların hiçbiri Cheslav'ın umrunda değildi. Şapşal katili, isterse hepsini birden alabilirdi.
Cheslav hafızasını tekrar yokladı.
Karısının adı Kat'di.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)