29 Ağustos 2010 Pazar

1. bölüm devaam (:

Araba askeriyenin limanında durdu. Cheslav, ağır adımlarda arabadan indi, askerlerin, yetkili olduğunu gösteren sahte belgeleri incelemelerine izin verdi ve silah deposuna girdi. Belgeleri elle, yaklaşık yirmi dakika içinde hazırlıyordu. Her yolculuk için, yer, giriş-çıkış için bir tane. Aynı zamanda sahte bir nüfus cüzdanı ve asker kimliği. Hepsi en fazla bir saat sürüyordu. Nasıl yakalanmadığıyla ilgili en ufak bir fikri bile olmamasına karşın, cinayet masası polisleri gibi gizli hareket etmeyi seviyordu. 
Depoda, birkaç bin dolar karşılığı kendisinin silah kaçırmada bir numaralı yandaşı Andy onu bekliyordu. Sarışın çelimsiz delikanlı, görünüşünün aksine, silahlardan iyi derecede anlıyor ve silah üreticilerine ordu adına sahte siparişler veriyordu. Gelen siparişleri Cheslav sahte belgeleri sayesinde alıyor, uçaklara, jetlere yükletiyor ve Andy'i bir dahaki savaşa kadar zengin ediyordu. 

Andy, üstünden dökülen asker elbiseleri içinde Cheslav'ı selamladı. 

"Sonunda. Biliyor musun Romanya..."

"Kes. Biliyorum. Ama paramı aldım ve silahları da gönderdim. Sen bana depodan haber ver."

" Kalaşnikoflar geldi. Heckler & Koch MP-5'leri jete yerleştiriyoruz. g3'lerin Bulgaristan'a gönderimi tamamlandı. Para hesabında. Bu arada adamlarım işleri aksatan bir-iki kişiyi temizlediler. Biletlerini kestiler senin anlayacağın. Biri komiser diğeri askermiş. Bir şeyler anlamaya başladıklarında "BuM!" ufak birer kaza geçiriverdiler işte, bilirsin..."

Andy iyi çocuktu ama bazen susmak bilmiyordu. O hikayelerine devam ederken Cheslav deponun içine doğru ilerledi. Onbinlerce Kalaşnikof. Askeri FN P90'lar. İnsanın böbreklerini saniyesinde delik deşik edebilecek MP 3008'ler. Ve Cheslav'ın favorisi, geliştirilmiş Ingram Mac-10'ler. İnsan öldürmeye yarayan tonlarca aracın bulunduğu bu manzara inanılmaz bir şekilde Cheslav'ın içini huzurla dolduruyordu. Kim bilir, belki de Cheslav, öldürmek için değil ama öldürmeye hazırlık yapmak için doğmuştu. 

Hiç yorum yok: