30 Ağustos 2010 Pazartesi

2. bölüm geldi (:

OKUMAYA 1. BÖLÜMDEN BAŞLAMAK İÇİN BURAYA TIK!



Silahlar yüklenip gönderildikten ve bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra Cheslav, Andy'nin cebine birkaç bin dolar sıkıştırdı, çevredekilere ağızlarını kapalı tutmaları için ufak birer 'sus payı' dağıttı ve birkaç kişiyi delik deşik etmeleri için adamlarına talimat verdi. Cheslav boş konuşan insanları hiç sevmezdi. Dünya üzerinde olmaları bir hataymış gibi geliyordu ona. Böylelikle adamlarına; 'Hepsinin beynini kurşunla süzgeçe çevirin' gibi emirler verirken de vicdanı rahat oluyordu. 
Zırhlı siyah Mercedes'i onu limanın çıkışında bekliyordu. Altına bir Ferrari çekecek kadar parası olmasına karşın Cheslav, bu arabayı seviyordu. Daha resmi görünüyordu çoğu zaman. 
Şoföre bir alışveriş merkezine gitmesi için talimat verdi. Bugün biricik karısı Kat'in doğum günüydü. Kendisinden 10 yaş kadar küçük olan genç kadın bugün 26. yaşını dolduracaktı. Moskova'nın en tanınmış fahişelerinden yakın arkadaşı Nora arayıp ona fikir vermeseydi bir elbise seçmesi günlerini alabilirdi. 
Hediye paketini koltuğunun altına sıkıştırıp sessizce eve girerken de, karısının doğum gününü kendiliğinden hatırladığı için kendisiyle gurur duyuyordu. 

Cheslav tarla faresi gibi sessizce eve girerken karısı salonda telefonla konuşuyordu. Cheslav, geldiğini belli etmeden görüşmesini bitirmesi için bekledi.

"Biliyorum" diyordu karısı. "Biliyorum ama yapabileceğim hiçbir şey yok. Hayır! Sakın öyle bişey yapmaya kalkma!" birkaç derin nefes aldı. "Tamam, ben halletmeye çalışıcam. Tamam.  Hoşçakal."

Cheslav sanki o anda gelmiş gibi yaparak içeri daldı. 

"İyiki doğdun katty"

"Ah, tatlım gerçekten gerek yoktu biliyorsun."

Birkaç öpücük ve biraz teşekkürden sonra yemek masasına oturdular. Cheslav'ın kızı Swetlana odasından fırladı.

"Anne, babam ne zaman... BABA!"

Cheslav kızına sarıldı, ona bir barbie bebek sözü daha verdi ve bir daha gitmeyeceğine dair birkaç yalancı yemin etti. Bunlar olurken Kat duygusuz bir suratla onları izliyor, tabaklarına yeni bir şeyler ekliyor ve başını sallıyordu. Sanki ruhu içinden çekilip alınmış gibiydi. Cheslav bunu ona daha sonra sormaya ya da hiç sormamaya karar verdi. Eğer isterse anlatırdı. Kat bir bebek değildi, sorguya çekilmeye ihtiyacı yoktu. 

 --------------------

Gece, muhteşem bir uykunun ortasında Blackberry delicesine titremeye başladı. Cheslav karısını uyandırmaktan korkarak salona geçti. Telefonu açtı:

"Stanislov?"

"Sheik, umarım bu saatte aramak için iyi bir nedenin vardır. Baba olmadıysan herneyse yarın da söyleyebilirsin. Ki senin baba olma gibi bir ihtimalin olmadığına eminim."

"Uzatma Stanislov da anlatayım. Sanırım olanlardan haberin yok ha?"

"Eğer anlatırsan birkaç saniye içinde olacak."

"Birileri Andy'i temizlemiş."

"Olabilir, hemen yerine bu işlerden anlayan birini bul, polisle ilgisi olup olmadığını öğren ve bana bildir. Bunu sabah da halledebilirdik."

"Ama olay bundan ibaret değil. Birincisi, Andy'e uzun süre işkence edilmiş. Anlaşılan bir şeyler öğrenmek istiyorlar. Ayrıca, sevgili katilimiz sana bir not bırakmış."

"Ne notu?"

"Telefonlar dinlenebilir Stanislov, bir saat içinde ofisimde ol."

"Orda olacağım."


Telefonu koltuğa fırlattı.

Hiç yorum yok: